bilgi kazanı

. . .
 
AnasayfaPortalAramaKayıt OlGiriş yap
Paylaş | 
 

 Endokrin Sistem(Salgı bezleri,hormonlar...)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
Admin


Posts: 33
Rütbe: 1881
Join date: 12/12/09
Location: everywhere

MesajKonu: Endokrin Sistem(Salgı bezleri,hormonlar...)   Çarş. Ara. 23, 2009 3:01 pm

ENDOKRİN SİSTEM

1.HİPOFİZ BEZİ
a-Hipofiz ön lopu ve hormonları
b-Hipofiz arka lopu ve hormonları
2.EPİFİZ
3.TROİD BEZİ
4.PARATROİD BEZİ
5.TİMUS BEZİ
6.PANKREAS ADACIKLARI
7.BÖBREKÜSTÜ BEZLERİ
a-Medulla bölümü hormonları
b-Kortleks bölümü hormonları
8.GONADLAR

ENDOKRİN (İÇ SALGI) SİSTEMİ

Organ ve sistemler, tüm organizmanın gerekli fonksiyonel dengesini sağlamak ve muhafaza etmek için gerekli iş birliğiyle çalışırlar. Bu işbirliği, bazı organ ve sistemlerin daha fazla çalışması, bazılarının ise çalışmalarını azaltması ile gerçekleşir. Ayrıca canlılığın devamı için, çevredeki değişken koşullara rağmen organizmanın belirli ve dengeli bir iç ortama sahip olması gerekir. Vücuttaki çeşitli fonksiyonların düzenlenebilmesi için organizmada belirli bir endokrin (hormonel) sistemin ve diğeri de sinir sistemi olmak üzere iki çeşit denge sistemi vardır. Bu iki sistem, çok defe bir arada ve birbirlerini etkileyerek dengeyi sağlarlar. Ancak sinir sistemi sürat esasına dayanır. Olayları ve gelişmeleri dikkatle incelemek sinir sisteminin işidir. Oysa endokrin sitemin kısa faaliyetlerle ve süratle ilgisi yoktur. Onun işi devamlıdır. Örneğin; vücudun büyümesi, gelişmesi, cinsel olgunluğa erişmesi ve üreme gücü devamlı kontrolündedir.

Salgıların belirli bir kanala ihtiyaç duymadan doğrudan doğruya kana veren bezlerin toplamına “endokrin sistem” denir. Bu sistemi oluşturan bezlere iç salgı bezleri adı verilir. İç salgı bezleri; salgı epiteli hücreler arasında çok sayıda damar ve sinirden oluşurlar. Bezleri oluşturan hücreler hormon üretirlerken, damarlar salgı yapımı için gerekli maddeleri hücrelere getirirler ve üretilen hormonları götürürler. Sinirler ise, salgının miktarını denetlerler. İç salgı bezlerinin her biri adeta vücudun birer kimya laboratuarlarıdır. Bezleri oluşturan hücreler ise bu laboratuarda çalışan birer işçi gibidirler.

İç salgı bezleri, vücudun kuytu yerlerine yerleşmişlerdir. Hepsini bir araya toplasak iki avucu ancak doldururlar. Fakat geniş kontrol güçleri, onları birer küçük dev haline getirir. Bu güç salgıladıkları “hormonlar” aracılığıyla sağlanır.

HORMONLAR: Hormon kelimesi harekete geçiren madde yada etki maddesi anlamına gelir. Bu maddelerin kimyasal yapıları tam olarak bilinmemektedir. Hormonlar, vücuttaki organların ya da dokuların faaliyetlerini düzenlerler. Bazı hormonlar büyüme ve gelişmeyi etkilerlerken, diğerleri hücre metabolizmasını düzenler, düz kasların kasılmasını sağlar ve kadın ya da erkek özelliklerini belirler. Enzimler gibi hormonların da etkisi özeldir. Enzimler, salgılandıkları bezlerde belli bir kanalla belli bir organa boşalırlar ve o organda etkilerini gösterirler. Hormonlar ise doğrudan kana karışırlar ama buna rağmen enzimler gibi belli bir organı etkilerler. Bu seçicilik, etkiledikleri organın yapısında bulunan hücrelerin o hormonu bağlayıcı özelliğe sahip olması ile gerçekleşir. Yani kan dolaşımı ile etkileyeceği organa ulaşan hormon, bu organda bulunan özel hücreler tarafından tutularak etkilenme sağlanır. Hormon, kendini ilgilendirmeyen hücreler tarafından tutulmaz. Hormonların etkileri canlı türüne özgü değildir. Yüksek seviyedeki hayvanların hormonları insana verildiği takdirde bu hormonlar da insan üzerinde etkili olur. Hormon yapan iç salgı bezleri “hipofiz, epifiz, troid, paratroid. timus, pankreas adacıkları, böbreküstü bezleri ve gonadlar”dır.

1 -HİPOFİZ BEZİ

Hipofiz bezi hormonal düzenlemenin merkezidir. Hormonlarından diğer bütün hormonlar etkilenir.

Hipofiz bezi; kafa tabanında, sifenoid kemiğin gövdesi üzerindeki sella Turcica (Türk eğeri) boşluğunda bulunur. Bir sapla hipotalamus bölümüne bağlıdır. Fasulyeye benzer ağırlığı 0,5 gramdır. Her nekadar küçüksede ön ve arka loblardan oluşmuştur. Her iki lob gerçekte tek organ oluşturmalarına rağmen yapı ve fizyoloji bakımından farklılık gösterir. Hipofiz hipotalamusun denetiminde çalışır.


HİPOFİZ ÖN LOBU VE HORMONLARI

Ön lob arka loba göre daha büyüktür. Çeşitli hücre tiplerinden oluşmuştur. Ancak kaynağı salgı epiteli hücreleridir. İlk gelişme dönemlerinde sindirim kanalının iç örtüsünden meydana gelmiştir. Ön lob hormonları şunlardır.

-Somatotrop hormon (STH) :

Gelişme hormonu olarak adlandırılan bu hormon metabolizma üzerinde etkilidir. Kemiklerin kasların gelişimini kan şekerinin artmasını ve protein sentezini sağlar. Ergenlik döneminden önce az salgılanması boyun uzamasını durdurur ve sonunda zekâ geriliği olmayan cücelik oluşur. Büyüme döneminde aşırı salgılanması ise aşırı büyüme ve boy uzamasına neden olur. Somatotrop hormon salgılanması büyüme dönemi tamamlandığında durur. Eğer erişkinlik döneminde tekrar salgılanırsa ellerde ayaklarda burunda ve çenede büyüme olur bu duruma akromegali denir.

-Ganotrop hormonlar(GTH):

Erkek ve kadın üreme organlarını kontol eden hormonlardır. Ganodotrop hormonlar, follikülü stimule (uyaran) eden hormon (FSH) ve Luteinleştiren hormon (LH) olmak üzere iki tanedir.

Follikülü sitimule eden hormon kadın yumurtalığındaki folliülleri etkileyerek yumurtacığın oluşmasını sağlar. “östrojen” hormonu salgılatır. Erkekte ise spermanın gelişimini sağlar.

Luteinleştiren hormon kadında “ progesteron” erkekte testesteron hormonunun salgılanmasını uyarır.

-Prolaktin hormonu (LTH):Gebelikte memelerin gelişmesini, doğumdan sonra ise süt yapımını kontrol eder.

-Tirotrop hormon (THS):Troid bezinin faaliyetini kontrol eder. Kimyasal olayları ve troid bezinin hormonu olan “trioksin”in salgılanması düzenler.

-Adrenokortikotrop hormon (ASTH) : Böbrek üstü bezi korteksini uyaran hormondur. Bu hormonun yokluğunda böbrek üstü bezi hormonları azalır. Fazlalığında ise böbrek üstü bezi hormonları ( kortizon, androjen, aldesteron ) fazla salgılanır.

HİPOFİZ ARKA LOBU (NÖROHİPOFİZ) VE HORMONLARI

Arka lob, beyin kaidesinden aşağıya doğru uzanan bir çıkıntı olup, beyne küçük bir sapla bağlıdır. Arka lobun “vazopressin ve oksitosin” adında iki hormonu vardır.

-Vazopressin hormonu: Bu hormona antidiüreik (ADH) hormonda denir. Vazpressin hormonu, böbreklerde suyun geri emilimini sağlar ve damarları daraltarak arteriyal kan basıncını artırır. ADH yokluğunda vücut suyunun büyük bölümü böbreklerden geri emilmeyerek kaybedilir. Bu nedenle hasta çok su içer ve çok idrar yapar. Bu duruma “ diabetes insipidus” denir.

-Oksitosin hormon: Düz kasların uyarılmasında etkilidir. Bağırsak peristaltizmini uyarır. Uterusun kasılmasını sağlayarak doğumu hızlandırır. Emziklilik döneminde bebeğin anne memesini emmesi sırasında meme başının uyarılmasıyla oksitosin salgısı artar. Artan oksitosin süt bezlerini etkileyerek fazla süt salgılanmasını gerçekleştirir. Gebelik döneminde büyüyen uterusun doğum sonrasında küçülmesine ve eski haline dönmesine yardımcı olur.

2 – EPİFİZ

Beynin arka ucunda bulunan çok küçük bir bezdir. “Melatonin” hormonu salgılar. Ancak bu hormonun etkisi henüz bilinmemektedir.

3 - TİROİD BEZİ (Glandula thyroidea)

Tiroid bezi metabolizmayı düzenler ve gelişme üzerinde etkili olur. Boynun ön kısmında bulunan tiroid bezi iç salgı bezlerinin en büyüğüdür. Ortalama 25-30 gram kadardır. Gırtlağın hemen yanında olup soluk borusunun yanına yerleşmiş iki lobtan oluşur. Bu iki lobu birleştiren ve “istmus” adı verilen dar bir parçası vardır. Bağ dokusundan bir kapsülle sarılıdır. Salgı hücrelerinden meydana gelen bol miktarda kan damarı bulunur. Beze otonom sinir sisteminden pek çok sinir gelir. Tiroid bezi baloncuklar şeklinde boşluklar gösteren veziküler tipte bir iç salgı bezidir. Baloncukların (folliküller) içersinde tiroid bezi hormonu ihtiva eden yapışkan (kollidal) bir madde vardır. Bu madde tiroid bezi hicreleri tarafından salgılanır. Tiroid bezi hormonuna “tirosksin” denir.

-Tirioksin hormonu: Bu hormonun salgılanması, hipofiz ön lobu hormonu olan tirotrop tarafından düzenlenir. Tirioksin hormonunun tipik özelliği iyot ihtiva etmesidir. Vücuda besinlerle alınan iyot kan yoluyla tiroid bezine gelir. Tiroid bezinin iyot eksikliğini karşılamak üzere aşırı derecede çalışması “guatr” adı verilen hastalığa neden olur.

Tiroid bezinin her hangi bir nedenle fazla çalışmasına ve fazla tirioksin salgılamasına “hipertiroidizim” denir. hipertiroidizimde bazal metebolizma çok yükselir Zayıflama sinirlilik, aşırı terleme, çarpıntı ve sindirim bozukluğu görülür.

Tiroid bezinin her hangi bir nedenle az çalışması ve az tirioksin salgılamasına “hipotiroidizm” denir. Hipotiroidizim küçük yaşlarda hatta anne karnında başlar. Doğumdan sonra kendini gösterirse buna “kretinizim” denir. Kretinizimde cücelik zekâ geriliği görülür. Hipotiroidizim erişkinlerdede görülür buna “miksödem” denir. Miksödem durumunda yorgunluk, deri ve saçlarda kuruluk, yüzde şişlik olur. Tirioksin hormonu yada iyot verilmesiyle iyileşir.

4- PARATİROİD BEZİ (Glandula parathyroidea)

Paratiroid tiroid bezinin arkasında bulunduğu için bu ismi almıştır. 4 adettir parat hormon salgılar.

-Parathormon: Kandaki kalsiyum seviyesini düzenler. Bu hormonun azlığıda kalsiyum miktarı azalır kaslarda kasılmalar ( tetani) görülür. Hormonun fazlalığında ise kemiklerdeki kalsiyum depoları boşaltılarak kana verilir. Kan yoluyle böbreklere gelen kalsiyum buradan dışarı atılır. Böylece kemikler süngerimsi bir yapı alır bu durum kemiklerin kolayca bükülmesine ve kırılmasına neden olur.

5- TİMUS BEZİ (glandula thymus)

Timus bezi özellikle yeni doğmuş bebek ve çocuklarda gelişmiş olan lenfatik bir organdır. Bu nedenle bebeklerde çevresel lenf dokusunun gelişmesini sağlar. Bu bez ön mediastanda kalbe giren çıkan büyük damarların önünde bulunur. Medulla ve korteksten yapılıdır. timus bezinin hormonu henüz bilinmemesine rağmen salgılarının gelişmede rol oynadığı ve çocukluk döneminde cinsiyet bezlerinin gelişimini frenlediği bilinmektedir. Bu bez ergenlik döneminden sonra faaliyetini durdurur ve küçülerek yağ dokusuna dönüşür.

6-PANKREAS ADACIKLARI

Bir diş salgı bezi olan pankreas’ın langerhans adacıkları denilen bölümü “glukagon ve insülin” hormonları salgılar.

-Glukagon hormon: Alfa hücreleri tarafından salgılanan hormon kandaki glikoz düzeyini yükseltir.

- İnsülin hormonu: Beta hücreleri tarafından salgılanan insülin hormonu glikozun hücre içine geçmesini hücrede yanmasını yada glikojene çevrilmesini sağlar. İnsülin yetersizliğinde hücre glikozu kullanamaz bu nedenle glikoz kanda birikir ve dolayısıyle böbreklerden atılır. Bu durum halk arasında şeker hastalığı olarak bilinir.

7- BÖBREKÜSTÜ BEZLERİ (Glandula suprenalis)

Böbrek üstü bezleri, böbreklerin üst kutubunda bulunur. Bu bezlerde kendine özgü otonom sinir ağı ve çok miktarda arteriyal kan damarı vardır. Buna karşı büyük bir ven bulundururlar. Bezlerin ağırlıkları 5-6 gram kadardır. Dışta korteks (kabuk) içte medulla ( öz) bölümlerinden oluşmuşlardır. Her iki bölümdende değişik hormonlar salgılanır.


-Medulla bölümü hormonları
Medulla bölümünden “adrenalin yada epinefrin” adındaki hormon ile bunlara kimyasal benzerlik gösteren “ nonadrenalin” denilen hormonlar salgılanır. Bu hormonların vücuttaki etkileri şöyledir.
-Sempatik sinir sistemini uyararak arter duvarlarının daralmasını ve kan basıncının yükselmesini sağlar.
-Karaciğerde depolanan glikojeni glikoza çevirerek kan şekerinin yükselmesini ve çizgili kaslarda enerji üretimini sağlar.
-Kalp atış sayısını artırırlar.
-Akciğer bronşlarının genişlemesini ve dolayısıyla daha fazla oksijen alınımını sağlar.
Hormonların az salgılanması durumunda kan şekeri seviyesi düşer ve kan basıncı azalır fazla salgılanması halinde ise kan basıncı yükselir.
Korteks bölümü hormonları
Hipofizin ACTH hormonunun böbrek üstü bezi korteksini uyarması ile salgılanır. Korteks bölümünden “kortikosteroid” olarak adlandırılan hormonlar salgılanırlar yaklaşık 30 çeşit kortikosteroid hormon vardır. “mineralkortikoidler,glukokortikoidler ve gonad- kortikoidler” olmak üzere üç ana grupta toplanırlar.

-Mineral kortikoidler
“Aldesteron ve dezoksikortikosteron” dur. Aldesteron elektrolit dengesini ayarlar. Dezoksikortikosteron iltahaplarda bağ dokusunun artmasına neden olur.
-Glukokortikoidler
Bu grupta bulunan hormonların en önemlileri “kortizon ve hidrokortizon” dur. Bunlar karaciğerde glikojen yapımını hızlandırır ve yağ asitlerinin kullanımını kolaylaştırır.
-Gonandkortikoidler
En önemlisi “androjen” dir. Erkekte sesin kalınlaşmasına, kıllanmaya ve kas tonusunun artmasına. Kadında cinsiyet içgüdüsünün ortaya çıkmasına neden olur.

8 – GONANDLAR

- Erkeklik hormonu
“Testesteron ve androtestestoron” dur. Testis tarafından salgılanan bu hormonlar sesin kalınlaşmasını kılların çıkmasını üreme organlarının gelişimi kas tonusunun artması ve üreme fonksiyonunun düzenlenmesini sağlar.
-Kadınlık hormonu
“Östrojen ve Progesteron” dur. Östrojen hormonu üreme organlarının gelişimi, cinsiyet özelliklerinin ortaya çıkmasını, ayhalinin başlamasını ve üretim fonksiyonlarının gerçekleşmesini sağlar. Progesteron süt bezlerinin gelişimini, uterusun döllenmiş yumurta ve gebelik için hazırlanmasını ve gebeliğin devamını sağlar.

Umarım faydalı olur king
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://bilgikazaniskl.forumotion.com
 

Endokrin Sistem(Salgı bezleri,hormonlar...)

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
bilgi kazanı ::  :: -